Yaşlanmayla birlikte yüzde oluşan yüzeysel ve orta derece kırışıklıklarda botoks ve dolgu uygulamaları birlikte yer alıyor. Botoks uygulaması kırışıklıkları azaltır ancak sonuçlar kalıcı değildir ve gerektikçe tekrarlanmalıdır.

Yüzümüzdeki tüm kırışıklıklar cildimizin altında bulunan kas hareketlerinden oluşur. Kırışıklıkların oluşumunu sağlayan en önemli sebep o bölgedeki kasların kasılmasıdır. Mimik kaslarının kasılmalarının toksin ile zayıflatılması, mimikler sırasında kırışıklık oluşmasını engellerken aynı zamanda oluşmuş kırışıklıkların da azalmasını sağlar.  Botoks kas hareketlerini azaltan bir ilaçtır ve bu sayede kırışıklıkların azaltılmasına yardımcı olur. Enjeksiyon ile uygulanır. Doza bağlı olarak etkileri ortaya çıkar ve hafif dozlarda hem kaslarınızı kullanabilir hem de kırışıklıklarınızı azaltabilirsiniz. Özellikle alın ve göz çevresinde tedavi seçeneklerinden biridir.

Kırışıklar için botoks

Botoks etki süresi % 60 insanda 4 ay civarındadır ve 6 aydan önce tekrar edilmemelidir. Kaslara olan etkisinden dolayı çeşitli tıbbi branşlar tarafından, değişik nedenlerle kullanılmaktadır. Botoks kırışıklık tedavisinde, mimikle oluşan kaş çatma çizgileri, alındaki yatay çizgiler, göz çevresinde kaz ayağı çizgilerinin giderilmesi için uygulanır. Botox’un etkisi işlemden yaklaşık olarak 3 gün sonra başlayıp 2 hafta içerisinde maksimuma ulaşır. Botox’un etkinliği uygulama şekli, uygulanan preparatın özellikleri, kişinin kırışıklıkları ve kas yapısının durumuna bağlı olarak 4-6 ay kadar devam eder. Bu yöntemin tam olarak etkili olmadığı durumlarda botoksla birlikte dolgu uygulamak kırışıklık ve çizgileri uzun vadede içten doldurur.

Dolgularla çizgileri açmak

En popüler dolgu seçeneği olan hyalüronik asit dolgular, çizgileri açmak, kırışıklıkları gidermek ve cildi daha genç göstermek için kullanılır. Dolgu, yüzde derin kırışıklıkları doldurmak ya da hacim kaybı yaşanan alanların veya daha hacimli olması istenen bölgelerin doldurulması işlemidir. Dolgu maddelerinden en çok kullanılanı hyalüronik asit içeren (kalıcı olmayan) ürünlerdir. Bu madde su tutucu özelliğinden dolayı cilde hacim vermekte ve sonrasında vücut tarafından metabolize edilerek etkisi sonlandırılmaktadır. Göz ve ağız kenarı çizgilenmelerinde akışkanlığı fazla olan maddeler, alındaki kırışıklıklar, kaş arası, burnun altı ve ağız köşesi arasında kalan hafif kıvrımlarda ve dudak hacimlendirilmesi akışkanlığı yoğunluğu biraz daha fazla maddeler, yüz şekillendirmesi içinse akışkanlığı en yoğun olan dolgu maddeleri kullanılmaktadır.

Yüzün üst bölgelerinde yapılan dolgu işlemlerinin cildi yukarı toparlama gibi sonuçları da bulunmaktadır. Dolgunun ortalama kalıcılığı, 6-12 ay arasında değişmekte olup, yüzün her bölgesine uygulanabilmektedir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir