Exolase One
Exolase One, cildin yüzeyini ve daha derin katmanlarını aynı uygulama planı içinde ele almak üzere geliştirilmiş, iki farklı erbiyum lazer…
Devamını Oku
EmFace, yüz bölgesinde cilt ve yüz kaslarını aynı uygulama içinde hedeflemek üzere radyofrekans ile HIFES™ elektromanyetik stimülasyon teknolojilerini birlikte kullanan, cerrahi olmayan bir yüz uygulamasıdır. Amaç; cilt kalitesini ve sıkılığını desteklerken yüz kaslarının kontrollü biçimde uyarılmasına yardımcı olmak, böylece kaş, yanak ve yüz konturunda daha toparlanmış bir görünüm elde edilmesini desteklemektir. EmFace Ankara uygulamasını araştıran kişilerde cilt yapısı, yüz anatomisi, mevcut yaş alma belirtileri ve daha önce yapılmış estetik işlemler birlikte değerlendirilerek kişisel bir plan oluşturulmalıdır.
EmFace’in klasik cilt sıkılaştırma uygulamalarından ayrılan yönü, yalnızca cilde enerji vermek yerine yüz kaslarını da uygulama planına dahil etmesidir. Bununla birlikte EmFace bir yüz germe ameliyatının, botoksun veya dolgu uygulamalarının birebir karşılığı değildir. Her yöntemin hedeflediği anatomik yapı ve sağladığı değişim farklı olduğundan hangi seçeneğin uygun olduğu kişinin ihtiyacına göre değerlendirilmelidir.
EmFace, yüz bölgesi için geliştirilmiş ve iki farklı enerji yaklaşımını aynı uygulamada birleştiren bir sistemdir. Radyofrekans enerjisi cilt ve cilt altındaki dokulara kontrollü termal uyarı sağlarken, HIFES™ olarak adlandırılan elektromanyetik stimülasyon yüz kaslarını hedefler.
Yüzün yaş alma süreci yalnızca cildin kırışmasıyla açıklanamaz. Zaman içerisinde cilt kalitesi ve elastikiyeti değişirken yüzün destekleyici yapılarında ve kas dokusunda da değişiklikler meydana gelebilir. Bu nedenle yüz görünümünün değerlendirilmesinde cilt, kas ve yüzün genel anatomik yapısını birlikte ele almak önemlidir.
Hayır. EmFace uygulamasında cilde iğne veya enjeksiyon yapılmaz. Uygulama başlıkları yüzün belirlenen bölgelerine dışarıdan yerleştirilir ve enerjiler bu başlıklar aracılığıyla uygulanır. İğnesiz olması, enjeksiyon istemeyen kişilerin bu yöntemi değerlendirmesinin nedenlerinden biri olabilir.
EmFace bir lazer uygulaması değildir. Sistemde radyofrekans enerjisi ve elektromanyetik kas stimülasyonu birlikte kullanılır. Lazer sistemleri ise farklı dalga boylarındaki ışık enerjisi üzerinden çalışır. Bu nedenle her iki teknoloji de cilt uygulamalarında yer alsa da çalışma prensipleri birbirinden farklıdır.
EmFace’in çalışma prensibi iki ana bileşen üzerinden açıklanabilir. Bunlardan ilki radyofrekans enerjisi, ikincisi ise yüz kaslarını uyarmaya yönelik HIFES™ teknolojisidir.
Radyofrekans enerjisi, dokuda kontrollü bir ısı etkisi oluşturur. Bu termal uyarının cildin doğal yenilenme süreçlerini ve kolajen yapılanmasını desteklemesi amaçlanır. Kolajen cildin yapısal bütünlüğünde rol oynayan önemli proteinlerden biridir ve yaşla birlikte kolajen yapısında değişiklikler meydana gelebilir.
Bu nedenle radyofrekans bölümü; cilt sıkılığı, elastikiyet ve ince çizgi görünümü gibi özelliklerin desteklenmesine yönelik uygulamanın bir parçasıdır.
EmFace’in diğer bileşeni yüksek yoğunluklu yüz elektromanyetik stimülasyonu olarak ifade edilen HIFES™ teknolojisidir. Elektromanyetik enerji, uygulama yapılan bölgelerdeki belirli yüz kaslarını kontrollü şekilde uyarır.
Bu kas stimülasyonunun amacı yüzün destekleyici kas yapısını güçlendirmeye ve yüzün bazı bölgelerinde daha toparlanmış bir görünümü desteklemeye yardımcı olmaktır. Burada işlem yüz kaslarını egzersiz yaptırır gibi kontrollü kasılmalarla uyarır; ancak kişinin günlük mimik hareketlerinden farklı, cihaz tarafından oluşturulan bir stimülasyon söz konusudur.
| EmFace Bileşeni | Hedeflenen Yapı | Uygulama Amacı |
|---|---|---|
| Radyofrekans | Cilt ve destek dokuları | Cilt sıkılığı ve kolajen yapılanmasının desteklenmesi |
| HIFES™ | Belirli yüz kasları | Kas dokusunun kontrollü şekilde uyarılması |
| Kombine uygulama | Cilt ve kas dokusu birlikte | Yüz görünümünün birden fazla yapısal unsur üzerinden desteklenmesi |
EmFace yüz bölgesi için geliştirilmiş bir teknolojidir. Mevcut uygulama yaklaşımında alın ve yanaklar temel çalışma alanları arasında yer almaktadır. Amaç kaşların, yanakların ve ağız çevresine yakın yüz yapılarının görünümünün desteklenmesidir.
Alın bölgesindeki kasların yüz ifadesi ve kaş pozisyonu üzerinde etkisi vardır. Bu nedenle EmFace uygulamasında alın bölgesi, kaş çevresinde daha toparlanmış bir görünümü desteklemek amacıyla değerlendirilebilir.
Yanakların görünümü yalnızca cilt kalitesiyle değil, yüz kaslarının ve yüzün diğer anatomik yapılarının konumuyla da ilişkilidir. EmFace yanak bölgesinde cilt ve kas dokusuna eş zamanlı yaklaşım sunmayı amaçlar.
EmFace Ankara uygulaması planlanırken her yüzün anatomisinin farklı olduğu dikkate alınmalıdır. Yüzdeki hacim kaybı, cilt gevşekliği veya kas yapısındaki değişiklikler farklı oranlarda bulunabilir. Bu nedenle uygulamanın kişiye sağlayabileceği değişimin önceden değerlendirilmesi önem taşır.
EmFace’in temel kullanım amacı yüz bölgesindeki yaş alma belirtilerini cilt ve kas dokusunu birlikte değerlendirerek desteklemektir. İnce çizgi ve kırışıklık görünümü, cilt sıkılığı ve yüzün daha toparlanmış görünmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Radyofrekans enerjisinin cilt yenilenme süreçlerini desteklemesi sayesinde ince çizgi ve kırışıklık görünümünün azaltılmasına yardımcı olunması hedeflenebilir. Bununla birlikte derin kırışıklıklar, mimik çizgileri ve cilt yüzeyindeki ince çizgilerin aynı yapıda olmadığı unutulmamalıdır.
HIFES™ teknolojisinin belirli yüz kaslarını uyarması, yüzün destekleyici kas yapısının güçlendirilmesine yardımcı olmayı amaçlar. Cilt ve kaslara aynı seansta yaklaşılması, EmFace’in öne çıkan özelliklerinden biridir.
Cilt kalitesi yalnızca kırışıklık sayısıyla değerlendirilmez. Elastikiyet, sıkılık ve genel doku görünümü de kişinin yüzünü nasıl algıladığını etkiler. Radyofrekans bileşeni bu özellikleri destekleyen bir yaklaşım sunar.
EmFace; yüzde hafif veya orta düzeyde yaş alma belirtileri bulunan, iğnesiz bir uygulama araştıran ya da cilt ve yüz kaslarını birlikte hedefleyen bir yaklaşımı değerlendirmek isteyen kişiler için seçeneklerden biri olabilir.
Bununla birlikte “herkes EmFace için uygundur” şeklinde genelleme yapmak doğru değildir. Kişinin sağlık öyküsü, yüz anatomisi, daha önce yapılmış işlemler ve uygulamadan beklentileri değerlendirilmelidir.
Uygulama ihtiyacı yalnızca kişinin yaşına göre belirlenmez. Belirgin kırışıklığı olmayan bir kişi de yüz kaslarını ve cilt kalitesini destekleyen bir uygulama araştırabilir. Ancak koruyucu amaçla dahi yapılacak bir işlemin gerekliliği ve kapsamı kişisel değerlendirmeye göre belirlenmelidir.
Daha önce dolgu veya botoks uygulanmış olması, EmFace planlamasında mutlaka değerlendirilmesi gereken bir bilgidir. Mevcut içerikte bu uygulamaların EmFace ile birlikte değerlendirilebildiği belirtilmektedir. Bununla birlikte uygulamaların zamanlaması, yapılan bölge ve kişinin mevcut durumu dikkate alınmalıdır.
EmFace uygulaması öncesinde yüz temizlenir ve çalışma alanları belirlenir. Ardından aplikatörler yüzün planlanan bölgelerine yerleştirilir. İşlem sırasında radyofrekans ve elektromanyetik stimülasyon birlikte uygulanır.
Seans boyunca yüz kaslarında cihazın oluşturduğu kontrollü kasılmalar hissedilebilir. Bunun yanında radyofrekansın oluşturduğu sıcaklık hissi de oluşabilir. Hislerin yoğunluğu kişisel toleransa ve uygulama ayarlarına göre değişebilir.
Hayır. İşlemde deri bütünlüğünü bozan mikro iğneleme veya enjeksiyon kullanılmaz. Aplikatörler cilt yüzeyine yerleştirilerek uygulama gerçekleştirilir.
Yüz kaslarında kasılma ve ciltte sıcaklık hissedilebilir. Kişilerin duyusal deneyimleri birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle uygulamanın tamamen hiçbir his oluşturmayan bir işlem olduğu söylenmemelidir.
Mevcut EmFace protokolünde genellikle dört seanslık bir programdan söz edilmektedir. Seanslar kişinin planına göre haftada bir veya iki kez gerçekleştirilebilir ve her bir uygulama yaklaşık 20 dakika sürer.
Ancak bu protokol her kişi için değişmez bir kural olarak görülmemelidir. Cildin ve yüz kaslarının başlangıç durumu, uygulamadan beklenen değişim ve kişisel değerlendirme dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.
EmFace bir seanslık anlık bir uygulama şeklinde değil, genellikle bir tedavi programı çerçevesinde planlanır. İlk uygulamanın ardından kişinin hissettiği veya gördüğü değişiklikler olabilir; ancak uygulamanın tamamı açısından değerlendirme planlanan seansların ve takip döneminin ardından yapılmalıdır.
İlk seans sonrasında bazı kişiler yüzde daha gergin veya toparlanmış bir görünüm fark edebilir. Bununla birlikte radyofrekansın desteklediği kolajen süreçleri ve kas dokusundaki adaptasyon zaman içerisinde gelişir.
Bu nedenle nihai değerlendirmeyi yalnızca uygulamadan hemen sonraki görünüm üzerinden yapmak doğru değildir. Mevcut uygulama yaklaşımında planlanan seansların ardından takip eden aylarda değişimin gelişmeye devam edebileceği belirtilmektedir.
Sonuçlar kişiden kişiye değişir. Yaş, cilt yapısı, yüz anatomisi, kas özellikleri ve yaşam alışkanlıkları elde edilen değişimin düzeyini etkileyebilir.
EmFace’i değerlendirirken botoks, dolgu, yüz germe ameliyatı veya yalnızca cildi hedefleyen cihaz uygulamalarıyla aynı işlem gibi düşünmemek gerekir. Her yöntemin hedeflediği yapı farklıdır.
Botoks, belirli kasların sinir-kas iletişimini geçici olarak azaltmaya yönelik enjeksiyon temelli bir uygulamadır. EmFace ise belirli yüz kaslarını elektromanyetik enerjiyle uyarmayı amaçlar. Dolayısıyla kas dokusu üzerindeki çalışma prensipleri birbirinden farklıdır.
Dolgu uygulamalarında hedef genellikle hacim kazandırmak veya belirli anatomik bölgeleri şekillendirmektir. EmFace dışarıdan bir dolgu maddesi ile hacim oluşturmaz. Cilt ve kas dokusunun desteklenmesine yönelik bir cihaz uygulamasıdır.
Yüz germe ameliyatı cerrahi olarak dokuların yeniden konumlandırılmasını içeren farklı kapsamda bir işlemdir. EmFace cerrahi olmayan bir uygulamadır ve cerrahinin oluşturabileceği anatomik değişikliklerle aynı düzeyde değerlendirilmemelidir.
Pek çok cilt sıkılaştırma cihazı radyofrekans enerjisinden yararlanabilir. EmFace’in ayırt edici yaklaşımı, radyofrekansın yanında yüz kaslarına yönelik elektromanyetik stimülasyonun da aynı seansta kullanılmasıdır.
EmFace deri bütünlüğünü bozan bir işlem olmadığı için cerrahi girişimlerde görülen klasik iyileşme süreci söz konusu değildir. Kişinin bireysel yanıtına bağlı olarak uygulamadan sonra günlük yaşamına devam etmesi mümkün olabilir.
Uygulama sonrasında kişinin cildi ve yüz kaslarında hissettiği değişiklikler farklı olabilir. Beklenmeyen veya uzun süren bir rahatsızlık oluşması halinde uygulamayı gerçekleştiren sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir.
İşlem sonrasında günlük cilt bakımının sürdürülmesi ve genel cilt sağlığı açısından güneşten korunmaya dikkat edilmesi yararlıdır. Kişiye özel farklı bir öneri verilmişse öncelikle bu tavsiyeler takip edilmelidir.
EmFace fiyatları; oluşturulan uygulama planına, seans sayısına ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişebilir. Bu nedenle kişisel değerlendirme yapılmadan rakamsal bir fiyat belirtmek doğru değildir.
Tek bir uygulamanın ücretiyle planlanan bir seans programının toplam kapsamı aynı olmayabilir. Ayrıca kişinin yüz anatomisi ve hedefleri doğrultusunda uygulama planının nasıl oluşturulacağı ön değerlendirme sırasında belirlenir.
EmFace Ankara fiyatları, kişisel seans programı ve uygulamanın sizin için uygun olup olmadığı hakkında güncel bilgi almak için Dr. Buket Yıldırım kliniğiyle iletişime geçerek değerlendirme ve randevu seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
EmFace sisteminin HIFES™ bileşeni belirli yüz kaslarını elektromanyetik stimülasyon yoluyla kontrollü biçimde uyarmaya yöneliktir. Bu yaklaşım klasik cilt sıkılaştırma cihazlarının yalnızca cilt dokusuna odaklanan çalışma prensibinden farklıdır.
Hayır. Uygulama cilt yüzeyine yerleştirilen aplikatörlerle gerçekleştirilir. Mikro iğneleme, dolgu enjeksiyonu veya botoks enjeksiyonu EmFace işleminin bir parçası değildir.
EmFace ile botoks farklı mekanizmalarla çalışan uygulamalardır. Botoks belirli kasların aktivitesini azaltmaya yönelikken EmFace yüz kaslarını stimüle etmeyi amaçlar. Bu nedenle doğrudan birbirinin yerine geçen işlemler olarak değerlendirilmemelidir.
Mevcut dolgu uygulamaları EmFace planlanırken hekime bildirilmelidir. Hangi bölgeye ne zaman dolgu yapıldığı ve EmFace uygulamasının zamanlaması kişisel olarak değerlendirilmelidir.
Mevcut uygulama protokolünde genellikle dört seanslık bir program kullanılmaktadır. Bununla birlikte kişinin ihtiyacı ve değerlendirme sonuçları doğrultusunda uygulama planı kişiselleştirilebilir.
İlk uygulamanın ardından bazı erken değişiklikler fark edilebilir. Ancak ciltteki kolajen süreçleri ve kas dokusunun uygulamaya yanıtı zamana yayıldığından genel sonuçların takip eden dönemde değerlendirilmesi daha uygundur.
EmFace bir dolgu maddesi enjekte etmez. Temel yaklaşım cilt kalitesi ve yüz kaslarının desteklenmesidir. Yüzde doğrudan dolgu uygulamalarındaki gibi materyal kaynaklı hacim oluşturmayı amaçlamaz.
Uygunluk kişinin sağlık durumu ve kullanılan elektromanyetik teknoloji dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Vücutta elektronik veya metalik implant bulunan kişiler dahil olmak üzere özel sağlık durumları olanların uygulama öncesinde tüm tıbbi bilgilerini hekimle paylaşması önemlidir.
EmFace’in yüz yapınıza ve beklentilerinize uygun olup olmadığını, seans planını ve diğer yüz uygulamalarıyla birlikte nasıl değerlendirilebileceğini öğrenmek için Dr. Buket Yıldırım kliniğiyle iletişime geçerek kişisel değerlendirme ve randevu hakkında bilgi alabilirsiniz.

İçerik Sorumlusu ve Tıbbi Denetim
Dr. Buket Yıldırım Medikal Estetik Hekimi
Buket Yıldırım, 1995 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, 2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın medikal estetik eğitim ve sertifika programını tamamlayarak estetik ve kozmetoloji alanında çalışmaya başlamıştır.
2012 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hasta kabul eden Dr. Buket Yıldırım, çalışmalarını Ankara Çankaya’daki Next Level Loft Ofis’te bulunan kliniğinde ekibiyle birlikte sürdürmektedir.
EmFace içeriği Dr. Buket Yıldırım tarafından hazırlanmış ve tıbbi doğruluk açısından incelenmiştir.
Son tıbbi inceleme: . Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez.
Daha Fazla Bilgi
Exolase One, cildin yüzeyini ve daha derin katmanlarını aynı uygulama planı içinde ele almak üzere geliştirilmiş, iki farklı erbiyum lazer…
Devamını OkuCilt Bakımı Analizi, cildin mevcut durumunu değerlendirerek bakım ihtiyaçlarının kişiye özel belirlenmesine yardımcı olan bir ön değerlendirme sürecidir. Cilt tipi,…
Devamını OkuVisia Cilt Analizi, cildin mevcut görünümünü daha sistematik biçimde değerlendirmek ve kişiye uygun cilt bakım ya da uygulama planının oluşturulmasına…
Devamını OkuSoğuk lipoliz, bölgesel yağ dokusunun kontrollü soğutma yoluyla hedeflenmesine dayanan, cerrahi kesi gerektirmeyen bir vücut şekillendirme yöntemidir. Uygulamanın amacı genel…
Devamını Oku